ÖSYM tarafından açıklanan bir yerde okuma haberi, ülkemizdeki birçok evde sevinç çığlıkları oluşturmuş, bazıları istedikleri yeri birebir tuttururken bazı arkadaşlarımızda son tercihleri ile üniversitelerin çeşitli bölümlerinde bir yer bulabilmişlerdir.
Bir üniversiteyi kazanmak birçok gencin hayatında değişmelere ve kırılmalara neden olacaktır. Üniversiteyi kazanamadığı için evde oturmak zorunda kalan arkadaşlarının el sallamaları ile kayıt başvurusu için çeşitli üniversitelere koşan gençler, artık yeni bir hayata başlıyorsunuz.
Ülkemizin üniversiteleri her ne kadar iş garantisi sağlamıyorsa da yine de ‘’ su, yolunu bulur ‘’ atasözünden de anlaşılacağı gibi, buralardan mezun olan genç arkadaşlarımız bir şekilde iş bulmakta ve hayatlarını kurmaktadırlar. İşte üniversitelerde alınan eğitim ve yüklenen bilgi burada devreye girmektedir. Yani 2 ya da 4 yıl süren bu eğitim döneminde iyi eğitim alan, kendini yetiştiren arkadaşlarımız kısa sürede, istedikleri işe, istedikleri ücretten başlarken, ‘’ aman hocam ben bitireyim, dışarıda kendimi yetiştiririm ‘’ diyen arkadaşlar uzun vadede, çokta istemedikleri işlerde istihdam olunmaktadırlar.
15 yıl özel sektör, 4 yıldır da kamu da edindiğim deneyimlere baktığımda ikinci grupta yer alan ve üniversite hayatını boşa geçirerek ve has’ bel kader bir diploma alan arkadaşların, mutlu bir iş yaşamı olacağını da düşünmemekteyim. Çünkü özellikle özel sektörde sizin yetişmenizi beklemek gibi bir lüks yoktur. Özel sektör size bir iş verir ve hemen sistemde yararlı olmanızı bekler; o halde yetişmiş olarak bu kurumlara müracaat etmek zorundasınız. Kamu sektörüne girişin zorluğu da göz önüne alındığında, kayıt yaptığınız andan itibaren bir günü bile boş geçirmemek zorundasınız.
Değerli arkadaşlarım; biz size elimizden geldiğince ve yıllarca oluşturduğumuz tecrübe ile her şeyimiz ile bilgi vermek ve öğretmek için hazırız. Sizde bu bilgiyi almak için hazır olmak zorundasınız. Biz size, sizin açtığınız alan kadar bilgi verebiliriz, yani sizin istemeniz gerekmektedir. Bizi zorlayın, isteyin ve bu göz açıp kapayıncaya kadar geçen süreyi iyi kullanın. Geçen sene ailelerinden gözyaşları ile ayrılan arkadaşlarınız ağabey, abla oldular, sorun bakalım bir yıl nasıl geçmiş, sizde yarın onların durumuna geleceksiniz.
Size yeni bir hayatın başında birkaç nasihat etmek isterim. Okulun ilk başladığı gün kendinize bir yol çizin ‘’ ben ne olacağım ‘’ örneğin ‘’ ben sekreter olacağım ‘’ o zaman ikinci soruya geçin, ‘’ ben nerde sekreter olacağım ‘’ öyle ya bir pazarlama şirketinde ya da bir ihracat firmasında veya ben İMKB Aracı Kurumunda sekreter olacağım. İşte bu karardan sonra hareket edin ve ihracat firması için iyi derecede İngilizce hatta imkanınız varsa ikinci bir dil, örneğin Rusça öğrenin ve okulu bitirdikten sonra iş ilanı vermiş bir ihracatçı firmanın karşısına dikilin ‘’ ben Büro Yönetimi ve Sekreterlik Mezunuyum. İyi bir eğitim aldım, asistanlığın bütün kurallarını biliyorum, ayrıca iyi derecede İngilizce ve orta derecede Rusça biliyorum ‘’ işte ihracat firmasının ayaklarının yerden kesildiği ve sizin 1 numaraya oturduğunuz andır. Ya da ‘’ Büro Yönetimi ve Sekreterlik Mezunuyum; ne iş olsa yaparım abi ‘’ şimdi siz işe alanın yerine kendinizi koyun ve hangisini işe alacağınıza karar verin.
Sevgili öğrenciler; hayatta mutlu olmak, ailenizi iyi koşullarda yaşatmak istiyorsanız, dil sorunu hemen çözmek zorundasınız, yaşama açık olun ve her bilgiyi depolayın ve dünyadan haberdar olun. Branşlaşın ve ona göre sürekli okuyun. Günlük gazeteleri takip edin, dünya da olan olayları izleyin ve fikir üretin.
Yeni yaşamınızda başarılar diler, alacağınız diplomanın, altın mı, gümüş mü, bronz mu, teneke mi olması gerektiğine şimdiden karar verin.