Merhaba değerli okurlarım. Bu haftaki yazıma başlamadan önce yazılarımı yakından takip eden ve isimlere teşekkür etmek istiyorum. Başta sayın Bilecik Milletvekilimiz sayın Yaşar Tüzün olmak üzere diğer siyasi parti üyeleri, gazeteci arkadaşlarım, büyüklerim ve saygı değer Bozüyük ahalisine saygılarımı sunuyorum. Pek tabi sizlerle buluşmama vesile olan değeri basın kuruluşumuza.
Geçtiğimiz hafta yaklaşan belediye seçimleri öncesinde partiler ile ilgili değerlendirmelerimize yer vermeye başlamıştık. Bu hafta gündemimizde Cumhuriyet Halk Partisi olsun istedim. Çünkü geçtiğimiz haftanın gündemini belediye başkan adaylarını açıklayarak kendileri oluşturdular.
Evet CHP, aday adaylarını kamu oyuyla paylaştı. Bunu yaparak akıllarda oluşan soru işareti ve belirsizliklere de bir nokta koymuş oldu.
Hatırlayacak olursak aylar öncesinde eski CHP’li belediye başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu 2009 yerel seçimlerine belediye bakanlığına aday olduğunu açıklamıştı. Bu beyanın ardından bir çok kimse acaba o tartışmalı Bakkalcıoğlu-CHP ayrılığı sona mı eriyor düşüncesine kapıldı. Bunu düşünürken de DSP veya başka bir siyesi parti yada bağımsız aday olabileceği ihtimallerini de zayıf da olsa aklına getirdi. Bende bu ihtimalleri düşünenlerden biriydim.
Neyse, geçtiğimiz hafta CHP ilçe başkanımız Recai Aksu beni arayarak adaylarını açıklayacaklarını söyledi. Ancak isimler henüz ortada yoktu. Açıklamanın yapılacağı akşam partiye gider gitmez gözlerim hemen Bakkalcıoğlu’nu aradı ancak yoktu. İlk karşılaştığım, Sayın Mahmut Fındık ve Zeki Ünal oldu.
Hazır isimlere değinmişken, Zeki Ünal ile ilgili anımı paylaşmadan geçemeyeceğim. 2007 yılı kışında nüfus sayımları yapılıp Cihangazi beldemizin nüfusunun 2 binin altında kaldığını kendisine haber verdim. O zamanlar bu belediyeliklerin düşmesi falan gündemde değildi. Bende genelge ve kanunları inceledim bilgilerimi teyit etmek için. Nüfusu 2 binin altında kalan yerlerin köy kabul edildiğini teyit ettim. Sadece bir öngörü olarak Cihangazi Köy oluyor dedim, dememle gerçektende geçtiğimiz aylarda kabul edilen kanunla 2 binin altında kalan yerlerin köy olması kanunu kabul oldu. Şimdi ne zaman Zeki Bele karşılaşsak “yaktın cihangazi’yi” şeklinde bir şaka yollu tepkiyle karşılaşıyorum. Kendisine buradan saygılarımı sunuyorum.
Şuraya gelmek istiyorum. Bu yaşadığımız tesadüf olaydan sonra Zeki Ünal başkanıma her seferinde artık Bozüyük’ten ay olursun herhalde diye de takılıyordum. En son 10Kasım programında bahsi geçmişti kendisiyle aramızda ama o hiçbir şey söylememişti. Ben kendisine “Bak başkanım yine bir öngörüm ve yine oldu” demek istiyorum.
Zeki başkandan sonra Sayın Mahmut Fındık’a gelmek istiyorum. Kendisini aday olduğu bir belediye seçiminde daha görüyoruz. Mazisinde az farkla kaybettiği bir belediye başkanlığı seçimi olan birisi kendisi. Bu yerel seçimlerde de kendisinin en büyük teşviki bu bence. Az farkla kaybettiği başkanlığın oylarını bu kez telafi edebileceğini düşünüyor. Daha önceki seçimlerde Ak Parti’nin pek etki olmadığı düşüncesiyle bu seçimlerde MHP’nin oylarının sağda bölünebileceği ihtimalini göz önünde tutuyor.
Diğer yandan başka bir aday adayı Ercan Çevik ise eski CHP ilçe başkanı Derya Çevik’in amca oğlu. Çevik’in aday adayı gösterilmesi bence CHP’nin birlik seçimlere birlik içerisinde girmeye çalıştığının bir sinyali. Bu sayede eski, yeni tüm yönetimler CHP’nin altında tek vücut olacak. İlçe başkanı Sayın Aksu’yu da eklersek bu seçimlerde CHP 4 koldan çalışacak.
Parti için tek sakıncalı nokta yazımızın başında da belirttiğimiz Bakkalcıoğlu konusu. Bakkalcıoğlu’nun bundan sonra ne yapacağı CHP için az da olsa önemli. Neden azda olsa diyorum çünkü partililer önceki seçimlerde zaten partiden ne kadar oy çekilmesine neden olduğunu gördüklerini ve bunun o kadar önemli olmadığı kanısında. Ancak bu düşünce Bakkalcıoğlu’nun aday olmadığı bir süreç için geçerliydi. Şimdi ise ne yapacağı, hangi partiden veya bağımsız mı aday olacağı daha da önem arz edece gibi görünüyor. Yok, Bakkalcıoğlu halen CHP derse aylar öncesinden açıkladığı adaylık kararından dönerek bunu göstermesi gerekli.
Zaten CHP adaylarını açıklarken Bakkalcıoğlu’nu oldukça düşündüğünü gösteriyor. Küskün değiller sadece kırgınlar yönetim olarak. Bakkalcıoğlu’nu tekrar almaları demek onlar için seçimlere kadar üyelerin gölünü almak demek. Şimdi seçimler öncesi gönül alamaya mı uğraşsınlar, vatandaşa seçim çalışması mı? Kendilerince haklılar. Ama Bakkalcıoğlu’nun dönebilmesi seçimlerde göstereceği tutuma bağlı gibi görünüyor. Çünkü kendiside CHP’ye dönmek istediğini yönetime göstermiş.
Yazımın sonunda CHP’yi genel olarak özetlemek istiyorum. Bu seçimlerde CHP daha derli toplu görünüyor. Ancak bu seçimlerde yine kendi içerisinde azda olsa bir mücadele verecek. Genel Merkez’in Ak Parti karşısında ki muhalefet anlayışı ve yürüttüğü politika yerel merkezleri nasıl etkiler bilinmez. Milletvekili Sayın Yaşar Tüzün’ün de artık Ankara’dan sıyrılıp yıllar öncesinde Milletvekili olmadan önce yaptığı gibi Bozüyük’te daha sık görünmesi gerekli. 2001 yılında yüzünü daha çok görüyordum. Siyasi kimliğiyle değil de aramızda ki dostluğa, abi kardeş saygısına dayanarak şahsına bir sitemim olacak. Ankaralı olmuş gördüm sizi sayın vekilim. Sizi halk daha çok arasında görmek istiyor.
Çok yüzlülüğünüzü kaybetmemeniz dileğiyle.