Paul Hanze’nin ‘Bizim çocukları’ndan Çetin Doğan’a
Balyoz Harekat Planı’nın aslında bir darbe planı değil, bir “harp oyunu” olduğu yutturmacasına hepimiz inandırılmaya çalışılıyoruz.
Bizden, bu planı hazırlayan komutanın, tankları Sincan’da yürüterek “demokrasiye balans ayarı” yapan ekibin oluşturduğu Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) başında bulunduğunu görmememiz isteniyor.
Dahası, 28 Şubat’ın aslında “postmodern bir darbe” diyenlerin aynı kafadaki generaller olduğu gerçeğine gözümüzü kapatmamız bekleniyor.
Halkın iradesine güvenmediğiniz takdirde işiniz gerçekten çok zor.
Kendinizi 28 Şubat’ı yapan cuntacı askerlerin yerine koyun. Yıkmak istediğiniz hükümete, 28 Şubat muhtırasıyla bir darbe indiriyorsunuz ve hükümet kendini toparlayamıyor ve dört buçuk ay sonra 17 Haziran 1997’de dağılıp gidiyor.
Tam kafanıza göre bir sömürü hükümeti kuruyorsunuz. Aradan geçen zaman içerisinde emekliliği gelenler, ordudan ayrılıp gidiyor. Bankaların ve büyük holdinglerin kilit noktalarına yönetim kurulu üyesi olarak atanıyor. Bankaların içi boşaltılıyor. Aslında bir hortumlama sisteminin parçası olduğunuz size hissettirilmiyor. Siz vitrinde süzülürken, birileri arka tarafta iş bitiriyor.
Derken, “1000 yıl süreceği”ni ilan ettiğiniz 28 Şubat sürecinin en hızlı döneminde sandığa gidiliyor ve sizin işbaşına getirdiğiniz hükümetin kardeş versiyonu, yapılan seçim sonrasında yeni hükümeti kuruyor.
Her şey yolunda derken, “kardeş versiyon” hükümet, ekonomik sistemin enkazını daha kaldırılamadan “buyurun sandığa” diyor ve yeniden seçime gidiliyor.
Bu kez sandıktan “demokrasiye balans ayarı” yaparak iktidardan uzaklaştırdığınız siyasi kadronun ana kütlesi, isim değiştirip sandıktan çıkıyor. Üstelik koalisyonla falan değil, tek başına iktidara geliyor. Bu siyasi girişimin başında da “artık muhtar bile olamaz” diye belediye başkanlığından aldığınız şahıs var.
Bu tablo karşısında, “1000 yıl sürecek” diyenler tükürdüklerini yalayacak mıydı peki? Kuyruklarını kıçlarına kıstırıp köşelerine mi çekilecekti?
Kendileri, ordudan emekli olup “muhafazakar bir grubun” yönetim kurulu üyesi olsa da ilkeleri iktidarda olmalıydı. Yerine gelen sıralı komutanlar, bunu başarmalıydı.
İşte 5-7 Mart 2003 tarihinde İstanbul Selimiye Kışlası’nda yapılan toplantı bu rövanşın alınma toplantısı idi.
Kimse alemi aptal kendilerini dünyanın uyanığı sanmasın. Bu cuntacı kafalar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içinden sökülüp atılmadan TSK rahat etmez. Bu ülkeye de huzur gelmez.
Peki niçin bu darbe planı 5-7 Mart’ta yapıldı?
Onun özel bir anlamı var. Meşhur Tezkere 1 Mart’ta Meclis’te reddedilmişti. TBMM’nin kararıyla, Amerikan birliklerinin Türkiye üzerinden geçişi ve Irak’a kuzeyden saldırma planları suya düşmüştü.
Buradan vazife çıkaran cuntacı zihniyet, 12 Eylül darbesi ardından CIA’nın Ankara istasyon şefi Paul Hanze’nin dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter’a giderek, “our boys did it” yani 'bizim çocuklar başardı' dediğini hatırladılar.
28 Şubat’ta kapıdan kovdukları siyasi zihniyetin kendini yenileyerek bir başka kılıfla iktidara gelen hükümeti yıkma yolundaki çabalarına, kuyruk acısı içinde kıvranan Amerika’nın destek vereceğini düşündüler. Tezkerenin reddedilmesinin hemen ardından harekete geçip şimdi bize “harp oyunu” diye yutturmaya çalıştıkları planı hazırladılar.
Bugüne kadar “müttefikleri tarafından vurulan en ağır darbe” olarak değerlendirilen 1 Mart Tezkeresini reddeden bir siyasi kadroyu yıkmak için Amerikan yönetimi elbette cuntacı askerlere yardım edecekti. Bunu düşündüler.
Şimdi tekrar başa dönelim.
Bildiğiniz gibi, 12 Eylül darbesinin adı, sözümona “Bayrak Harekatı” idi. 12 Eylül öncesi darbe planı yapan komutanlar, çalışmalarını yürütürken bunun adına “12 Eylül Darbe Planı” adını dememişlerdi. “Bayrak Harekatı” gibi bir kılıfla hazırlıkları yürüttüler.
11 Eylül 1980’de bu dosyalar ele geçse idi, darbeci general Evren’in yapacağı savunma da cuntacı BÇG Başkanı Çetin Doğan’dan daha farklı olmazdı.
İkisi arasındaki tek fark, biri darbeyi gerçekleştirdi, öbürünün planlarının Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök gibi ferasetli komutanlarca engellendiği 7 yıl sonra da olsa ortaya çıktı.