Tarihçi Halil İnalcık'ın İş Bankası yayınlarınca Neşredilen Devlet-i Aliyye adlı eserinde "Osmanlı 1302'de ve Yalova'da kuruldu" tezi ve bu tez için sempozyum düzenlenmesi ile birlikte kızan ve Osmanlı Devleti'ninin kendi topraklarından yeşerdiğini anlatmak için harekete geçen Söğüt, kendi tarihini yazdı.
Ötüken Yayınlarından neşredilen Mareşal Fevzi Çakmak 1876 - 1950 adlı eseriyle tanınan Bilecik Üniversitesi Söğüt Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Rahmi Akbaş'ın hazırladığı ''Geçmişten Geleceğe Söğüt'' adlı eser, "400 çadırla Söğüt'e gelip yerleşen atamız Ertuğrul Gazi ile 'O sultan ise ben de Gök Alp'in torunuyum' diyerek, bu topraklarda Osmanlı Sancağını kaldıran ve Osmanlı Devletini kuran Osman bey Söğüt'ün kıymetini bilmiştir" diyerek, okurları söğütün kıymetini bilmeye çağırıyor.
İlk çağlardan itibaren Avrupa, Asya ve Ortadoğu arasında bir köprü konumunda olan Söğüt'ün Anadolu'nun bir parçası olarak her dönemli hareketliliğini sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. M.Ö. 700'lerden itibaren yerleşim yeri olarak kullanılan merkezin kökeni Friglere dayanıyor. Bebriykler ve Asya Thraklarına dayanan Bithylerin yerlerşim merkei olan Söğüt, Pers, Roma ve Pontus devletlerinin de önemli merkezlerinden.
İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra Mekke'ye gidişler buradan yapıldığı için Hacılar Yolu olarak ünlenen şehir, İpek Yolu'nun da önemli bir durağı.
Kitabın kapak kanatlarını iki anlamlı vasiyet süslüyor. Ön kapakta Ertuğrul Gazi'nin Osman Gazi'ye vasiyeti olan, "Bak Oğul; beni kır, Şeyh Edebali'yi kırma! O bizin boyumuzun ışığıdır, terazisi dirhem şaşmaz. Bana karşı gel, ona karşı gelme! Bana karşı gelirsen, kırılır, incinirim, ona karşı gelirsen, gözlerim sana bakmaz; baksa da gömez olur. Sözümüz Edebali için değil, senceğiz içindir, Bu dediklerimi vasiyet say", arka kapakta ise Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye vasiyetinden "Ey oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar,
uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.. Ey oğul! Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın! Ey oğul, yükün ağıt, işin çetin, gücün kıla bağlı! Allah (c) yardımcın olsun!" sözleri yer alıyor.
Kitap çalışmasına 4 yıl önce başladığını belirten Rahmit Akbaş, Söğüt ile ilgili fotoğrafları ve belgeleri topladıktan sonra, Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri Vakfı'nın girişimleri ve Başbakanlık Tanıtma Fonu'nun maddi desteği sayesinde kitabı tamamladığını söylüyor.
Amacının Söğüt'ü ve tarihini gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu ifade eden Akbaş kitabın özelliklerini şöyle anlatıyor:
''152 sayfalık eserde 600 fotoğraftan oluşan Söğüt fotoğraf arşivi var.
Kitap 7 bölümden oluşmakta:
Birinci bölümde, Dünden Bugüne Söğüt'ü anlattık.
İkinci bölümde, Söğüt'te bulunan tarihi eserleri, yapılış dönemleriyle ele aldık.
Üçüncü bölümde, Ertuğrul Gazi'yi tekrar gün yüzüne çıkarttık. bu yıl 728'incisi yapılan bu törenlerin ne zaman ve nasıl kutlandığı, ne zaman ara verildiği ve ne zaman resmi hale dönüştüğünü belgeledik.
Dördüncü bölümde Söğüt'te yaşamı anlattık. Turgut Özal'ın çocukluk resimleri, Arap doktorun kim olduğunu, at arabaları ile yapılan taşımacılığı ve Atatürk ile Söğütlüler arasındaki ilişkiyi ortaya koyduk.
Beşinci bölümde, milli mücadelede Söğüt ve Söğütlülerin kahramanlıklarını anlattık.
Altıncı bölümde Abdülhamid Han'ın Söğüt Maiyet Bölüğünü ve sultanın Söğüt'e bakışını yazdık.
Yedinci bölümde ise Osmanlı belgeleri ışığında Söğüt ve çevresinde bulunan oymak, aşiret ve cemaatleri ve bu aşiretlerin ülkeye dağılmış akrabalarını belgelendirdik.''
Dağıtımı Ertuğrul Gazi Vakfınca yapılan eser, Söğüt'ü ziyarete gelen misafirlere hediye ediliyor...
(Haber 7)